MEMOŞ TANTUNİ - MERSİN

Doğrusunu söylemek gerekirse Tantuni ile aramız geçtiğimiz günlere kadar pek iyi değildi. Ama bunun nedeni İstanbul'da kötü yapan yerlerde yemiş olmamdı herhalde. Hatta seyahatlerde Mersin'i pas geçerek uçağa bindiğimiz Adana'da kebap tercihi yapıyorduk. Mersin İdman Yurdu - Antalyaspor için gittiğim Mersin'de bu kez önceden gelen tavsiyelere kulak vererek tantuniye ikinci bir şans vermek için Memoş Usta'ya gittim. iyi de yapmışım doğrusu...


Daha önce aslen Mersin'li olan Ömer Onan vasıtasıyla 12 Dev Adama Ankara ve İstanbul'a giderek tantuni yapan ve uğurlu gelen Memoş Usta özellikle basketbol camiasında haklı bir üne sahip olmayı başarmış.


Saat 13.00 gibi geldiğimiz dükkanda bizi kapıda kuyruk karşıladı. Ufak bir dükkan olması nedeniyle bunu göze almanız gerekiyor. Ama gelen koku bize "Bekle" dedi ve yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra bizi bir masaya aldılar ve ziyafet başladı. 


Tantuni etin but kısmından yapılıyor. Sinirleri ayıklandıktan sonra 1 gün dinlendiriliyor ve sonrasında haşlanarak tezgaha geliyor. Sonra kırmızı toz biber ile kızgın yağda kızartılıyor. Tavaya ara sıra su atılıyor, bunun nedeni etin lezzetini hafifleştirmek ve lavaşın buharla yumuşamasını sağlamak. Memoş Usta'nın eti gerçekten çok kaliteli ve farklı. Burada masanıza acı biber, limon ve acı biber turşusu hemen geliyor. 


Sonrasında ise kapasitenize göre yeme maratonu başlıyor. Burada tantuni iki şekilde servis ediliyor. Birisi ekmek arasında buna "somun" diyorlar, diğeri de lavaşın arasında buna da "açık" demek gerek. 


Bu dürümden insan yedikçe yiyesi geliyor. Benim tavsiyem ustaya içine taze nane yaprağı koymasını söyleyin. O zaman mükemmel oluyor. Yemeğin yanında şalgam suyu içmek olayı tamamlıyor.


Memoş Usta benim tantuniye olan fikrimi ve bakışımı değiştirdi. Bu kadar lezzetli yapılan tantuniye kimse "hayır "diyemez. Tevfik Sırrı Gür stadının hemen arkasında yer alıyor. Mutlaka gidin...

Adres: Turgutreis Mahallesi Silifke caddesi...

KÜNEFECİ EMİN USTA - MERSİN

Maç yayını için yağmurlu bir günde gittiğimiz Mersin'de yemekten sonra tatlı kısmına geçmek için kendisi Mersin'li olan muhabirimiz Emir'in yönlendirmesiyle Künefeci Emin Usta'ya geldik. Çarşıya yakın bir noktada olan dükkan temiz ve ferah. 


Burada diğer tatlılarda bulunuyor ama asıl spesyali Mersin Usülü künefe. Bu bizim kebapçılarda önceden sipariş vererek ufak porsiyonlarda hazırlattığımız gibi değil büyük bir tepside yapılıyor ve sıcak olarak bekletiliyor. 


Burada yediğim künefe gibisini inanın daha önce yemedim. İnanılmaz lezzetli ve bir o kadar hafif. Künefe ancak bu kadar güzel yapılabilir. 



Emin Usta'da buz gibi su janjanlı bir sürahide masanızda 
duruyor. Burada Mersin'e özgü bir başka tatlı olan Kerebiç 
yemenizi de tavsiye ederim. Kerebiç beyaz bir kaymağın 
içinde yatan, içi fıstık ya da cevizle dopdolu olan, irmikten 
yapılmış, içli köfteye benzeyen bir tatlıdır. Aslında içli köfte 
kerebiçe benzer. Yapımında kullanılan beyaz köpüğü 
oluşturan Çöven kökü nedeniyle kerebiç, alışılmışın dışında 
bir lezzete sahip...
Emin Usta ağzını tadını bilenler için ideal bir lezzet durağı. 
Mersin'e gidip Memoş'ta Tantuni ve Emin Usta'da künefe 
yemeden dönülmez. 

Adres: Kiremithane mahallesi, istiklal caddesi 103 - 
Mersin 

ŞİŞÇİ RAMAZAN - ANTALYA

İşim gereği en fazla gittiğim yerlerin başında Antalya gelir. Ama "Antalya'da ne meşhur" diye sorduğumuzda fazla bir seçenek önümüze gelmiyordu. Geçen hafta Beşiktaş maçı için gittiğimde twitter'dan tavsiye aldığım bu mekanı bulduğuma inanın çok sevindim. Bir şubesi de Şarampol'de olan Şişçi Ramazan'ın Konyaaltı şubesinde kendimizi bulduk. Yeri kolay...


Ramazan aslen Korkuteli'nde başladığı bu işi Antalya Merkez'e de taşımış. Burada servis çok çabuk ve personel güleryüzlü ve işini bilen insanlardan oluşuyor. Hemen masanıza yeşillik, Acı biber, çoban salata geliyor.


Resim yazısı ekle
Kapıda Korkuteli Tarhanası yazınca yemeğe çorbayla başlamak farz oldu. Bu çorbayı iç yağı sevmeyenler içmesin. İçinde bolca iç yağı ve kıyma var. Tadı güzel ama her damağa göre değil. 


Şişçi Ramazan'da siparişinizi verdikten sonra Piyaz istemeden geçmeyin. Antalya'nın kendine özgü tahinli piyazı burada tam kararında ve bol yumurtalı yapılıyor. Tadı gerçekten mükemmel. 


Buranın spesyali tabii ki şişte köfte. Baharatı ve eti gerçekten özel hazırlanmış şişte köftenin yanında ıslak kuzu şiş mutlaka denenmeli. Hatta en güzeli ikisinden karışık yaptırmak. Ben de zaten garsonun tavsiyesiyle 1 porsiyon şişte köfte ve yarın kuzu şiş sipariş ettim. 


Etler iyi pişmiş ve lezzetli pidelerin üstünde servis ediliyor ve adeta ağızda dağılıyor. Yanında pişmiş soğan ve közde biber ile servis ediliyor. Şişçi Ramazan etleri özel olarak hazırlatıyor ve kendi formülü olan terbiyesiyle pişiriyor. Şiddetle tavsiye ederim. Fiyatları da çok makul.



1970’te kurulan Şişçi Ramazan, 20 yıldır bulunduğu 

Yüzüncü Yıl Caddesi’ndeki yerinde şiş köfteleriyle ününü 

Türkiye’ye yaydı. Baba Ramazan Özalp’den işletmeciliği 

devralan oğul Turan Özalp, Korkuteli’ndeki çiftliklerinde 

yetişen keçi ve kuzuların yalnızca kaburgasını kullandıklarını 

söylüyor. Dondurucuda 3 gün dinlendirilen et, üzerine 

yalnızca tuz katılarak kömür ateşinde pişiriliyor. Ardından 

kimyon ve doğranmış maydanoz ekleniyor. Doğranmış 

pideyle zemini hazırlanan tabağa, aynı ızgarada pişmiş 

soğan ve biber koyuluyor. Bir tabakta dilimlenmiş domates, 

diğerinde taze yeşillikle beraber servis ediliyor. Bir 

porsiyonda 125 gram et var.


Adres: Atatürk Bulvarı Ergün Apt . No: 201 - Konyaaltı - 

Antalya

LA BRISE - NİŞANTAŞI

Bu sayfada daha az bütçeyle yemek yenebilecek yerleden en lüks mekanlara kadar geniş bir yelpazede seçenekler bulabileceğiniz söylemiştim. İşte bu sözümüzü tutarak Nişantaşı Mim Kemal Öke Sokak'daki hoş bir Fransız restaurantı olan "La Brise" i ziyaret ettim. Sevgili eşimin yaş günüm için beni götürdüğü bu hoş mekan yemekleriyle de tam not aldı.


Aslında burası yeni bir yer değil ve 2 yıldır Asmalımescit'de hizmet veriyordu ama Beyoğlu Belediyesi'nin sokaktaki masalara açtığı savaş yüzünden orasını terkederek Nişantaşı'na geldiler. Mekanın işletmecisi ve şefi  Esen Hünal Blake bu değişimi "Müşterimizin ayağına geldik" diyerek tanımlamış. La Brise "esinti" anlamına geliyor ve hoş esintiler bırakan bu yer için uygun bir isim. 


Dışarıda tiryakiler için açıkta masalar var ama içerisi gerçekten çok hoş dekore edilmiş ve sizi başka diyarlara götürecek kadar güzel. Ortada, mermer tezgahlı büyükçe bir bar yer alıyor. Burası yeni La Brise’in önemli bir artısı. Barın hemen yanında ise zengin bir şarap kavı var. Bira mönüsünde de, dünyanın en seçkin 30 birası yer alıyor. Buraya giderseniz mutlaka değişik biralar tatmanızı öneriyorum. Ben “Brooklyn” içtim ve tadını çok beğendim. 




Yukarıdaki resimde görülen başlangıç olarak seçtiğimiz Rokforlu Ispanak Salatası gerçekten mükemmeldi. Ayrıca Mustafa ve Sibel'in denediği Sıcak taze incirli keçi peyniri salatası da iyiydi. Kabak kızartması da iyi bir tercih olabilir.



Ana yemek olarak yukarıda görülen Dana Schinitzel'i tercih ettik. Size tavsiyem çok aç değilseniz iki kişi ortaya bir tane söyleyip paylaşın. Porsiyonu çok büyük ayrıca yanında patates salatası ile servis ediliyor. Ana yemek olarak diğer tavsiyem Safran sosu ve dereotu pestolu ızgara somon...

Et benim için vazgeçilmez derseniz yukarıdaki resimde yer alan kızarmış patates ile ızgara kontrfile sizin için ideal. Biz 2'şer bira, başlangıç ve ana yemek için kişi başı 75 TL ödedik ve bu lezzetler için ideal. Şeffaf mutfağı ve özel barı ile bu mekanı özel günlerinizde ya da kaçamak bir akşamüstü mutlaka tercih edin. 

Adres: Mim Kemal Öke Cad. No 11 - 0212 2444846