İNEGÖL IZGARA - BANDIRMA

Basketbol maçlarını anlatmak için çok sık gittiğimiz yerlerden birisi de Bandırma. Burada her seferinde aynı lokantada yemek yer ve çok memnun kalırız. Aslında ilk önceleri bir arkadaşımızın önerisiyle "Kırmızı Tost" yemek daha cazip geliyordu ama insan bir süre sonra salçalı tost'dan sıkılıyor. Bandırma'da tam meydanda İnegöl Izgara harika yemekleriyle bizi bekliyor. Bu mekan aslında iki bölüm: Izgara ve Ev Yemekleri...


1972 Yılında Refik Elmastaş tarafından kurulmuş olan Bandırma İnegöl Izgara mahdumu Atilla Elmastaş tarafından hizmete devam ettirilmektedir.Öncelikle güleryüzlü bir personel ve tertemiz bir mekan olması sizi kendine çekiyor. Bahçe kısmı yaz kış oturulacak bir yer ve rahat sandalyelere kurulup menüyü elinize aldığınızda değişik çorbalarla başlamanızı öneriyorum. Çorba çeşitleri hergün değişiyor. Son gittiğimde buz gibi bir hava vardı ve "kulak çorbası" yol yorgunluğumuzu aldı.


Çorbadan sonra önünüzde iki seçenek var. Izgara köfte ve etlerin hepsi çok lezzetli. Ayrıca zeytinyağlı büfesinde mevsimine göre güzel çeşitler bulabilirsiniz. Bu bölgede her ne kadar tavukçuluk ön planda olsa bile , kırmızı et konusunda da buranın şöhretini yabana atmamak gerek. Besi hayvanlarının lezzeti meşhur. Ben ızgara tercihimi hepsinden tatmak için karışık ızgaradan yana kullanıyorum. Siz sulu yemek isterseniz o gün ne var diye mutlaka sormalısınız.


Etler gerçekten çok lezzetli, köfte ise standartın çok üstünde. Benim hoşuma giden etleri çok kurutmadan suyu içinde kalacak şekilde pişirmeleri hatta içleri hafif kırmızı kalacak şekilde servis etmeleri. Ülkemizde ne yazık ki etler kuruyuncaya ve lezzeti kalmayana kadar pişirmek moda. Ama bunda masaya gelen etlerin müşteri tarafından "Biraz daha pişsin" diye geri gönderilmesinin payı büyük. 


Yemeğiniz bittikten sonra sıra tatlı kısmına gelince size tek önerim buranın spesyali olan "Sütlü Kadayıf" olacaktır. Gerçekten daha önce başka yerde yemediğim kadar orijinal ve bir o kadar güzel. 


İsterseniz kaymaklı Kemalpaşa ya da ev baklavası da sizi tatmin edecektir. Bandırma'da yemek için terch edeceğiniz bu mekanda normal bir hesap geliyor. Ama başta bıyıklarıyla dikkat çeken "Pala Şef" bütün personel sizi mutlu etmek için koşturuyor. Tavsiye ederim. 



Cumhurriyet Meydanı No: 5/A
Bandırma/BALIKESİR

İnegöl Et Lokantası
Tel: +90 266 714 44 44
İnegöl Ev Yemekleri
Tel: +90 266 714 14 00
Faks: +90 266 718 08 27

EKSPRES İNEGÖL KÖFTE - KADIKÖY

Burada hep bahsettiğim gibi "Çarşı" kültürünü çok seven birisi olarak Beşiktaş ve Kadıköy çarşılarının benim için önemi büyüktür. Şehir içinde yaşamayı gerektiğinde araç kullanmadan işe gidip gelmeyi seviyorum. Kadıköy Çarşısına ne zaman gitsem uğrayacağım adresler hep bellidir aslında. Bunların hemen başında Ekspres İnegöl Köftecisi gelir. Yıllardır aynı kalitede hizmet veriyorlar ve lezzet hiç değişmeden devam ediyor.


Tesadüfen 12 sene önce keşfettiğim ama ağzının tadını bilenlerin tercihi olan Ekspres İnegöl Köftecisi tam çarşının içinde meşhur Baylan'ı geçince karşınıza çıkıyor. Burada az ama öz çeşit var. Türkiye'de hemen her bölgede kendine özgü köfte yapılıyor ama benim ilk tercihim her zaman İnegöl Köftesi olmuştur. İşte tam da burada gerçek bir İnegöl yemeniz mümkün. Yüksek tavanlı ve ferah mekanda dekorasyon yıllardır değişmedi ve öncelikle plastik bir materyal olmamasından dolayı mekan sahibini kutlamak gerek. Mermer masalar ve demir sandalyeler içinde yerinize oturur oturmaz işini bilen garsonumuz masaya gelip siparişinizi alıyor. Burada köfteden başka bir şey yememek gerek. Ben her seferinde Köfte-Piyaz birlikteliğini bozmadan karnımı doyuruyorum. 


Piyazda yumurta olmasını hep sevmişimdir. Köftenin yanında kızarmış patates ve biber turşusu veriliyor. Acı sosu da çok güzel. Ama asıl takdir edilmesi gereken harika köfteler. İnegöle özgü hafif lastik kıvamında ama ağzınıza atınca tadına şaşıracağınız, baharatı tam kararında köfteler gerçekten mükemmel. Eti aldıkları yeri sormadım ama her gittiğimde aynı lezzeti bulmak benim için sürpriz olmadı. "Sonuçta köfte abartma" diyebilirsiniz ama basit bir yemeği bile standardı bozmadan yapmak bu işte kalıcı olmanızı sağlıyor bence. Patates kızartması da ev tip yani dondurulmuş değil taze kesilip kızartılmış. Yanına porsiyon olarak sipariş etmemek çok zor.



Köfte-Piyaz ve sonrasında isteyenlere ne çok iyi ne çok kötü bir irmik tatlısı... İşte mükemmel bir yemek. Fiyatları gayet makul. Lezzet ve hijyen ise 10 numara. Burada köfte yemeden Kadıköy'den geçilmez. 

ASMALI CAVİT - BEYOĞLU

İstanbul'da yaşayanlar meyhane açısından çok şanslı. Doğru yeri bulmak ve güzel bir geceyi damak tadınıza ve kesenize uygun bir şekilde geçirmek için gidilecek adresleri bilmeniz gerekiyor. Ben yıllardır çok sayıda meyhane gezen ve karşılaştırma şansı olan birisi olarak çok açık ve net şekilde söyleyebilirim: Asmalı Cavit en iyisi. Cavit'in yerinde İstanbul'un en lezzetli mezelerini sonunda kazık yeme endişesi olmadan yiyebilirsiniz. Eğer hafta sonu gidecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Asmalımescit'de daracık sokakta tam Yakup'un karşısında daracık bir kapıdan içeri girdiğinizde muhteşem bir lezzet sizi bekliyor olacak. Dar kapıya aldanmayın iki katlı mekanda özellikle üst kat çok ferah ve sıkışmadan rahatça oturuluyor. 



Masanıza oturmadan alt katta Cavit Bey ile tanışmadan geçemezsiniz. Eskiden Yakup'da çalışan ve ayrıldıktan sonra bu mekanı açan Cavit aslen Trabzonlu. Personelin tamamı da Trabzonsporlu ve bordo-mavi renklere gönül vermiş durumda. Oturduktan sonra gelen meze tabağından gönlünüze göre hangi mezeyi seçerseniz seçin farkı göreceksiniz. Ama ben özellikle patlıcan salatası ve pazı kavurma yemenizi tavsiye ederim. Bunun yanında kışın ortasında o kadar lezzetli kavunu nereden bulduklarını anlayamadım. Cibes otu, levrek marine, ahtapot salatası ve fava gerçekten kusursuz. Ahtapot salatası ve Mezgit sote gibi deniz ürünleri de burada mutlaka yemeniz gereken başlangıçlardan oluşuyor. Ben rakı sofrasında ağırlıklı olarak meze ile devam edilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. 



Asmalı Cavit'de işini bilen garsonların denetiminde masanız hiç boş kalmadan sohbete eşlik edecek ara sıcaklara sıra gelince ciğere ayrı bir yer ayırmanız gerekiyor. Yumuşacık gelen suyunu kaybetmeden pişirilmiş ciğer "Ben sakatat yemem" diyenleri bile kendine çekebilecek kadar güzel. Hele benim gibi sırf ciğer yemek için Edirne seyahatini iple çekenlerdenseniz of demekten başka bir şey gelmiyor elinizden. Emin olun bu ciğerin üstüne ciğer başka yerde bulamazsınız. 



Asmalı Cavit her mezenin her ara sıcağın nasıl pişirileceğini iyi biliyor ve malzemenin de kalitelisini seçiyor. Bu nedenle çoğu meyhanede "Buraya içmeye geldiler ortalama bir şeyler verelim farketmezler" anlayışı burada yok. Lezzet burada öncelik. Ama benim defalarca gitmeme rağmen anlayamadığım olay, klasik bir köftenin nasıl bu kadar farklı ve lezzetli olabileceği. Biz grup olarak ortaya sürekli köfte söyleriz ve masaya geldiği anda biter. işin sırrını sormadık ama köfte yemeden en azından tadına bakmadan ayrılmayın. Ayrıca bir kez tadına baktığım pirzola da muhteşemdi. Izgara Kalamarı çok severim ama hakkıyla yapan yere fazla rastlayamadım. İstanbul'da yediğim en iyi ızgara kalamarda Büyükada Ali Baba ve Asmalı Cavit at başı çekişirler. Kalamarı burada bütün pişirip çizik atarak servis ediyorlar. 



Patates kızartması takıntım fazlasıyla var. Başta "Rakı masasında yenmez" diyenler bile masaya gelir gelmez benden fazla yediler. Tam sevdiğim gibi ev tipi doğranmış ve sıcak sıcak gelen patates kızartmasını burnunuzdan acı fışkırtan hardalla yemenizi tavsiye ederim. Artık gecenin sonuna doğru ana yemek için yeriniz kalmadığını farkedeceksiniz. Yine de Asmalı Cavit'e gelip meşhur Izgara Hamsi yenmeden buradan çıkılmaz. Ortaya gelen hamsi "Ben doydum artık söylemeyin gerek yok" diyenleri bile tekrar acıktıracak. O kadar ki daha sonra ortaya 3 porsiyon daha söylemek zorunda kalacaksınız. Yazın hamsi yerine sardalye ızgara yapılıyor o da müthiş oluyor. 


Asmalı Cavit bence İstanbul'da en iyi meyhane. Ocak 2015 itibariyle burada bizim gibi aşırı yiyerek ve içerek adam başı 110-120 TL ödeyerek çıkabilirsiniz. Daha insan gibi yer içerseniz 100 TL'yi geçmez hesap. Değer mi bence sonuna kadar değer. Bunun yanında güleryüz, hoşsohbet, sıcak aile ortamı daha ne olsun...Sağolasın Cavit Baba... 

Adres: Asmalı Mescit Cad. No 16


Telefon: 0212 2924950



ŞÖHRETLER KÖFTECİSİ - BEŞİKTAŞ

Doğduğum ve büyüdüğüm yer olan Beşiktaş'ın gönlümde her zaman ayrı bir yeri var. 12 yıldır "Karşı'da" oturmama rağmen ayaklarım her fırsat bulduğumda beni buraya çeker. Beşiktaş Çarşısı yemeyi sevenler için adeta eşi olmayan bir vaha gibi. Burada ne isterseniz bulabilir en hesaplı şekilde karnınızı doyurabilir ya da uzun bir geceyi masa başında geçirebilirsiniz. Kusura bakmayın ama bu blogda Beşiktaş'ın yeri her zaman farklı olacaktır. 


Beşiktaş'ta köfte yemek isterseniz gideceğiniz 3 farklı adres var bana göre ve bunların içinde size ilk sırada Şöhretler Köftecisi'ni öneriyorum. Yeri çok kolay. İster balık pazarı tarafından ister Büyük Beşiktaş Çarşısı içinden gelin burayı bulabilirsiniz. Köftesi o kadar lezzetli ki belirli noktalar dışında çok gezmeyi sevmeyen sevgili Can Bartu'yu bile 15 günde bir burada köfte yemeye gelirken görebilirsiniz. 


Menü çok basit. Köftenizin yanında ister piyaz ister salata söyleyebilirsiniz. Köfte tadında baharatlandırılmış ve kıvamında pişirilmiş olarak masanıza gelecek. Lezzetini tatmadan anlatmak mümkün değil ama ben şu kadarını söyleyebilirim: Türkiye'de rahatlıkla ilk 5'e girer. 


Duvarlarda eski efsane futbolcuların resimleri ve tabii ki Beşiktaş poster ve bayraklarına bakarak yemeğinizi yemeyi de unutmayın sakın. Üstüne irmik yiyerek bu lezzeti taçlandırabilir ya da benim hep yaptığım gibi tatlı kısmını caddenin karşısındaki Kafadaroğlu Baklavacısı'nın inanılmaz şöbiyet ve baklavalarına erteleyebilirsiniz. 


Burası işinde uzmanlaşmış ve kaliteden ödün vermeyen bir yer olmasına rağmen fiyatlar çok uygun ve cebinizi yormayacak kadar hesaplı...



HALİL USTA - GAZİANTEP

İlk kez 1993'de maç yayını için gittiğim Gaziantep'de yemek kültürünün zenginliğinden ve inanılmaz lezzetlerden çok etkilenmiştim. O seneden bu yana Gaziantep'e çok gittim ve her seferinde yediklerimin tadı damağımda kalarak döndüm. Ama Halil Usta'yı biraz geç keşfettim. Biz daha çok İmam Çağdaş müdavimiydik ve hala da Çağdaş lezzetli bir durak ama Halil Usta uzak ara bambaşka bir yer.


Bu mekanı bulmak biraz zor da olsa değecektir. Karşıyaka mahallesinde gecekondu görünümlü yapıların arasında lüks arabaların yığıldığı bir yer görürseniz işte Halil Usta burası. Mekan saat 10.30 gibi açılıyor ve 14.30 gibi et bitiyor. Bunun dışında servisleri yok zaten gerek de yok. Pazar günleri kapalı olması ise çok kötü çünkü Pazar maçları için gidince uğrayamıyorum. Kapıda Halil Usta güler yüzüyle sizi buyur ediyor.


Halil Usta 9 sene İstanbul'da kebapçı çırağı olarak çalıştıktan sonra memleketine geri dönüp burasını açıyor. 1972'den beri bu dükkanda hizmet veriyor ve meşhur evet-hayır referandumunda Gaziantep'e gelen siyasetçiler burasını keşfedince şöhreti katlanarak artmaya başlıyor. Gelelim işin asıl kısmı yemeklere. Öncelikle Halil Usta'da kendinizi işini bilen garsonlara bırakmanızı tavsiye ederim. Masaya gelen kaşık salatası ile ziyafet başlıyor.


Bu salata kullanılan malzeme ve tabii ki nar ekşisi ile aklınızı başınızdan alabilir ama kendinizi tutun ve gelecek etlere yer bırakın. İsteyenler etten önce lahmacunun da tadına bakabilir. Bence bakın da çünkü bu yediğiniz lahmacunsa diğer yedikleriniz ne diye sorabilirsiniz?


Gittiğimiz çoğu mekanda yediğimize değil de dekorasyona ve servis takımlarına para veriyoruz aslında. Burada herşey çok basit ve yemeğin önüne geçmiyor. Gelen etlerle ziyafet başlıyor. Burada tüm Gaziantep'de olduğu g,bi koyun eti kullanılıyor. Koyun eti kokar diyenlere aldırmadan baharatlarla tatlandırılmış ve terbiyelenmiş etinizde hiç koku kalmıyor.

Her koyundan 4-5 kilo kebaplık et çıkıyor. Koyunun bel kısmından "taraklık" denen bölgeden alınan etlerle yapılan kebabın yanı sıra sırt bölgesinden alınan etlerle yapılan ve lezzeti doruğa ulaştıran Küşleme burada yenmeden çıkılmayacak bir şaheser.


Küşleme koyunun sırt kısmındaki 30 cm'lik bir bölgeden alınan sinirsiz, yağsız harika bir et. Bu eti heryerde yiyebilirsiniz ama Halil Usta'daki bana göre hayatınızda yediğiniz en güzel et olacaktır. Pahalı mekanlara inat burada hesap gayet mantıklı ve insanın mekandan çıkarken Halil Usta'yı sarılıp öpesi geliyor.