AHMET 1 KIR PİDESİ - BOSTANCI

Benim çocukluğum Beşiktaş'ta geçti ama sık sık Anadolu yakasında oturan arkadaşlarımı ziyaret ederdim. İşte bu ziyaretlerimde Ahmet 1'de Kır Pidesini keşfettim. O günkü şartlarda bu kadar ucuza böylesine lezzet alarak karnımızı doyurmak bizim için bulunmaz nimetti. Ahmet 1 uzun yıllardır aynı kalite ve lezzetle ucuza karnını doyurmak isteyenlerin uğrak noktası olmayı başarıyor. Bostancı istasyonu çıkışında sağda altta yer alan mekandan gelen koku sizi adeta oraya çağırıyor. Burada sadece kır pidesi satılıyor.


Sadece tek ürün yapan yerlere bayılıyorum. O ürüne odaklanıyor ve en iyisini yapıyorlar. Benim bildiğim kadarıyla Göztepe İstasyonunda bulunan bir dükkanda ilk kez Kır Pidesi yapıldı. Bunu belirten bir yazı hala o dükkanın camında yer alıyor. Ayrıca Erenköy İstasyonunun bir sokak üstünde de yine çok lezzetli Kır Pidesi yapan bir yer var. İstasyon- Kır Pidesi ilişkisi üzerine ayrı bir yazı çıkabilir ama biz konumuza dönelim. Ahmet 1'de kıymalı,peynirli ya da patatesli kır pidesi yiyebilirsiniz. Benim tercihim üzerine pul biber serpilmiş kıymalı kır pidesi...


Burada açık ayran pidenin yanında olmazsa olmaz. Ben ayran sevmediğim için meşrubatla idare ediyorum. Hiç unutmam çocukluğumda burada ayrandan başka içecek şey satılmıyordu. Pideler o kadar çabuk tüketiliyor ki bazen yetiştiremiyorlar. Kır Pidesi yiyecekseniz fırından çıkmış sıcak olarak tüketin. Ben sıcak yoksa bekliyorum. Hala yolum oraya düşerse ya da düşmese bile özellikle kır pidesi için Bostancı'ya giderim. Peynirli pidesi de çok iyidir. 


En baştan beri söylüyorum ben gurme değilim olmak da istemiyorum. Sadece benim yerken zevk aldığım şeyleri size tavsiye etmek için bunları yazıyorum. Ahmet 1 salaş ötesi bir yer ama ben seviyorum. Öğrencilerin hayatını kurtaran fiyatlarıyla da takdir edilmesi gereken burada Pide 1.75 TL... Yani 5 TL'ye karnınız doyurabilirsiniz. 

Adres: Prof. Ali Nihat Tarlan cad. 5-9 Bostancı 

Telefon: 0216 348 06 76 

KAMİL USTA KELLE-PAÇA - SAHRAYICEDİD

Anadolu Yakasında oturup gece gezmelerinden sonra çorba içmek isteyenlerin mutlaka bildiği bir adresi size tanıtmak istiyorum. Malum alkol aldıktan sonra insanın canı işkembe ya da kelle-paça çekiyor. Ya da içmeseniz bile sakatat seviyorsanız zaman zaman çorba burnunuzda tütüyor. Çorbayı iyi yapan yer bulmak çok kolay değil ve Kamil usta bu işi biliyor. 


Dükkanın yeri çok kolay, Erenköy tarafından tünelden çıkıp İnönü caddesine girince heme sağda. Ufak salaş görünümlü bu dükkanda çorbalar gerçekten çok lezzetli. Geceleri geç saatte gidebilirsiniz. Kamil Usta Kahramanmaraşlı ve kelle-paça çorbasını Maraş Usulü hazırlıyor. Artık işin başında kendisi çoğunlukla durmasa da oğlu ve ustaları aynı kaliteyi korumayı biliyorlar. Buranın spesyali kelle-paça çorbası.


Masaya siz oturunca gelen turşu gerçekten çok lezzetli. Cine 5'de her salı yaptığımız 90+3 programı sonrasında geçenlerde Atilla Gökçe ve Fatih Kuşçu ile gece 2 civarında ziyaret ettik. Atilla Abi'nin de en sevdiği çorbacılardan olan Kamil Usta'da Kelle-Paça sevmiyorsanız çok güzel işkembe ya da tuzlama da içebilirsiniz. Ben bu son gidişimde Tuzlama içtim ve çok beğendim. İçinde bol et vardı ve çorbanın suyu inanılmaz lezzetliydi. 


Çorba sonrası hala doymadıysanız kelle eti yiyebilirsiniz. ayıklanmış olarak masanıza gelen kelleyi beyinli ya da beyinsiz olarak sipariş edebilirsiniz. Ben beyin sevmediğim için tercihimi öyle yaptım. Gelen kelle eti lezzetli ve yumuşaktı. Burada ayrıca kokoreç de yapmaya başlamışlar. Kokorecin de tadına baktım ve başarılı buldum. 


Buranın tatlıları da çok meşhur. Baklava gayet başarılı ama asıl denemeniz gereken fıstıklı kadayıf. Yazın yanında dondurma ile çok iyi gidiyor. Bir çorbacı için tatlıların kalitesi de şaşırtıcı derecede güzel. 


Canınız çorba ya da sakatat çekerse Kamil Usta tam size göre. Fiyatlar uygun ve lezzet dorukta. Anadolu Yakasında oturanlar özellikle tavsiye ediyorum. Evde misafir için düşünürseniz büyük kaplarda da servis ediyorlar. 

Adres: İnönü Cad. No: 2/B Sahrayıcedid 

Tel: 0216 368 67 10

İL PADRİNO - CADDEBOSTAN

Tüm dünyada İtalyan Mutfağı en fazla tercih edilen mutfakların başında geliyor. Bunun nedeni de basit ama bir o kadar lezzetli yemekleri bünyesinde barındırması. Ülkemizde de İtalya ve yemek denince akla Pizza ve Makarna geliyor. Bunların baskın olduğunu kabul edebiliriz ama İtalyan Mutfağında inanılmaz başka lezzetlerin de olduğunu unutmayalım. Neyse lafı uzatmadan size İstanbul'da en sevdiğim İtalyan lokantasından bahsetmek istiyorum. Burası Caddebostan'da Barlar Sokağında 22 yıldır aynı kaliteyle hizmet veren İl Padrino...



Tabii ki hemen başka mekanları örnek vererek "daha iyisi vardır" diyebilirsiniz ama zevkler farklıdır. Burasını benim gözümde "En İyi" yapan başlıca özellik aile ortamında kasıntıdan uzak sıcak bir mekan olması. Özellikle İtalya'ya gidenler bilir, mahalle aralarında ufak lokantalar aslında en iyi yemeği bulabileceğiniz yerlerdir. İl Padrino işte bu sıcak havayı yakalamış ve bir kez giden bir daha gitmekten kendini alamıyor. Özellikle güzel havalarda bahçesi harika oluyor. Ama içerisi de yıllardır değişmeyen klasik dekorasyonuyla ferah ve güzel. 



İl Padrino'da kendinizi çok rahat hissetmeniz için her şey yapılıyor. Ama sadece bu güzel atmosfer yeterli mi? Tabii ki değil... Buarada lezzet olarak da memnun kalmanız gerekiyor. Öncelikle iyi bir şarap menüsü var ve fiyatlar piyasa şartlarında makul. Yemeğe gelecek olursak: Başlangıç olarak mutlaka mozzarella tabağı sipariş edin. Böyle bir lezzetle yemeğe başlamanız gerekiyor. 



Pasta yani makarnalar tam kıvamında hazırlanıyor. Ebru'nun birinci tercihi olan Spaghetti di mare yani deniz mahsullü spaghetti gerçekten çok başarılı. Benim 1-2 kez denediğim Penne Arabiata da gayet iyiydi. Burada bütün makarnaları deneyebilirsiniz hepsini yapmayı çok iyi biliyorlar.



Pizza kısmına gelecek olursak burada ne zaman pizza yediysem hep memnun kaldım. İncecik açılan pizza hamuru işin sırrı ama pişirmesini bilmek en önemlisi de malzemeyi kaliteli almak gerekiyor. Benim favorim eğer mevsimiyse enginar kalbi kullanılarak yapılan Quattro Stagioni olacak. Bunun dışında denediklerim içinde Carpaccio ve Quattro Formaggi (Dört Peynirli) size tavsiye edebileceklerim arasında. Aslında Napoli'de de inanıldığı gibi gerçek pizza sadece Domates ve Mozzarella ile yapılır. 



Pizza ve makarnalar gerçekten çok güzel ama et yemek isterseniz de sizi harika bir ziyafet bekliyor. Bonfile ya da antrikot ilk tercihlerim. Somon ızgarayı da tavsiye ederim. 



Kendinizi mutlu ve rahat hissettiğiniz yerler size her zaman "en iyi" olarak gözükür. Ben İl Padrino'yu böyle görüyorum. Ataşehir'de de bir şubeleri var ama kusura bakmasınlar Caddebostan kadar sıcak bir ortama sahip değil. Anadolu Yakasında 22 yıldır bir klasik olmayı başaran İl Padrino'da gecenin sonunda tiramisu yemeden kalkılmaz. Süper yapıyorlar.



İtalyan restaurantlarında hesap biraz tuzlu gelebilir ama İl Padrino'da bu rakam sizi kesinlikle üzmeyecektir. Tamam çok ucuz değil ama zaten menüde fiyatlar yazıyor ve her bütçeye göre yemek var. Ben size kesinlikle gitmenizi tavsiye ediyorum. 

Adres: İskele Sokak No:8/C Caddebostan- İstanbul 

Telefon: 0216 385 93 19 

http://www.ilpadrino.com.tr/caddebostan.html

BALIKÇI KAHRAMAN - RUMELİKAVAĞI

Balıkçı Kahraman'ı buraya yazıp yazmamayı uzun süredir düşünüyorum aslında. Bunun nedeni kesinlikle lezzetle ilgili değil, nedeni burayı tavsiye edince gidenlerin hesabı gördüğünde beni saygı ve sevgiyle anmalarından korkmam. Ama burada yediğiniz kalkanı başka hiçbir yerde yiyemeyeceğiniz için senede 1 kere hadi 2-3 senede bir mutlaka gitmelisiniz. Balıkçı Kahraman Rumelikavağında ve yol uzun ama buna da değecek emin olun. Denizi görmüyor ama kimin umurunda, yemeklerden denize bakmaya fırsat olmaz zaten. 



Buraya haftasonu rezervasyon olmadan gitmeyin yer bulamazsınız. Kahraman'a gidip masaya oturunca mekanın basitliği ile önceden duyduğunuz hesap faciaları arasında bağ kurmaya çalışmayın. Tezgahta duran harika kalkanlar ve diğer taze balıkları görünce zaten iştahınız açılacak. Kahraman her daim dükkanın içinde ve özellikle devamlı müşterileri ve ünlülerle yakından ilgilenerek adeta elleriyle yediriyor. 



Balığa geçmeden domates salatasından bahsetmek gerekiyor. Karadeniz tarafındaki bostanlardan getirdiği ve lezzeti 20 yıl önceki gerçek domates gibi olan harika kokan bu domatesler sadece burada bulunuyor. Abarttığımı düşünebilirsiniz ama böyle domates olmaz. Soğanlar ise tatlı soğan peşinde koşan benim arayıp da bulamadığımız cinsten. 



Burada lakerda sevenler "takoz" olarak bilinen torik lakerdasından çok memnun kalacaklardır. Ayrıca sobada kızarmış tadında ekmekler ve olmazsa olmaz mısır ekmeği de masaya gelince yağa banarak bu salatanın tadı daha iyi çıkacaktır. 



Farkındaysanız daha balığa gelmedik. Bence kalkan yemeye niyetiniz varsa ara sıcak kısmını da meze kısmını da çok abartmayın. Ama ben yerim derseniz tereyağında karides ve kalkan ciğeri gibi harika lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. 



Gelelim asıl meseleye. Kalkan belki de en lezzetli ama bir o kadar da pahalı bir balık. Porsiyonu 70-80 TL'den satılıyor ve bu değerli balığı ızgarada yapacaksanız pişirmeyi de bilmeniz gerekiyor. Mangal ve ızgarada balık pişirmek ustalık ister hele kalkanı bütün olarak yapacaksanız bu işin ehli olmanız şart. Kahraman kalkanı bütün olarak en iyi yapan yer... Kendine özgü tekniğin sırrı ise ızgarada balık pişerken üstüne bir kapak kapatması. Böylece kalkan lokum gibi ve harika pişerek masanıza geliyor. 



Burada size düşen bu değerli balığın tek bir parçasını bile ziyan etmeden yemek. Bunun için acemi iseniz tecrübeli servis elemanları hatta bizzat Kahraman balığı servis ediyor. Yanağı en lezzetli yeri onu bırakmayın. Burada kalkan yediğinizde bambaşka bir aleme gidiyorsunuz, gecenin sonunda hesap gelince bence tam bu anı hatırlayıp gevşeyebilirsiniz. Kalkan yemezseniz her balık çok taze ve hepsi iyi pişiriliyor. Özellikle tekir ve levrek tavsiye ederim. 



Tatlı işinde de ustalar. Canınız ne isterse bu harika ziyafetin üstüne yiyebilirsiniz. Kahraman'da yüzünüzde gülümseme ile memnun şekilde ayrılmadan hesap kısmına gelince biraz neşeniz kaçabilir. Malum kalkan pahalı bir balık bütün olarak yediğinizde işin boyutu farklı olması da normal. Biraz içki mezeler ara sıcaklar derken burada adam başı 150-200 TL arasında bir parayı gözden çıkartmanız gerek. İçki olmazsa hesap da biraz düşer.. 
Dedim ya bütçenize göre ister 2-3 senede bir isterseniz yılda bir kez gidin ama hayatınızda bir kez de olsa bu lezzeti tatmanızı öneriyorum. Emin olun değecek...

Adres: Rumeli Kavağı Mah. İskele Cad. 34450 - R.Kavağı 

Telefon: 0212 242 98 99 

http://www.balikcikahraman.org/

Menüye ulaşmak için: 

https://www.zomato.com/tr/istanbul/balikci-kahraman-rumelikava%C4%9F%C4%B1-istanbul/menu#tabtop


ZAVALLI KURUFASÜLYECİ - UŞAK

Uşak yazılarımın son halkasında belki de Türkiye'deki en ilginç lokanta adını bulan ve kullanan yer var. Bu isim nereden geldi diye sorduk ama yanıtını alamadık. Daha doğrusu "O bende kalsın" diye tam Türk filmi tadında bir yanıt aldık. Neyse adı ilginç ama tadı yerinde bir mekan olan Zavallı Kurufasülyeci'nin sahibi bir dönem Galatasaray'da da forma giyen şu anda da Ş.Urfaspor'un kalesini koruyan Fevzi Elmas'ın ağabeyi... 



Lokantaya girince mis gibi yemek kokuları ile hemen tezgaha doğru yönelmeden duramıyorsunuz. Yemekler harika gözüküyor. Biraz yağlı olduklarını sanabilirsiniz ama lezzeti o yağda zaten. Salata müptelası olan hanımlarımıza göre değil...Masaya oturunca hemen ikram olarak turşu ve acı yeşil biber ile cacık geliyor. Ayrıca tadı süper olan domateslerle yapılan salata da ikram ediliyor. Anadolu'da siz masaya oturunca sormadan gelen ikramlara bayılıyorum. 




Burada 10 çeşit sulu yemek bulunuyor. Ama asıl ününü özel tarifle yaptığı kurufasülyeden alıyor. Bu tarifi bir televizyon programı için bile vermediğini söylüyor. Ben kuruyu çok severim ve burada yediğim belki de hayatımda yediğim en lezzetli kurufasulyeler içinde ilk 3 sıraya girer. ( 1 numara annemin, 2 numara Hüsrev ) 




Buradaki sulu yemekler içinde ben İzmir Köfte istedim, Burak benimle aynı tercihi yaparken Tufan ise yoğurtlu ıspanakta karar kıldı. İzmir Köfte yağlı gibi gözükse de hafif ve mideyi yormayacak kadar iyiydi. Köfteleri de iyi pişmişti. Ispanak ise güzeldi. 




Sulu yemeklerin hepsinin çok lezzetli olduğuna emin oldum ama kuru bambaşkaydı. Burada mutlaka kuru yemelisiniz yoksa çok şey kaybedersiniz. Yemeğin sonuna gelince tatlı sorduk. Uşak'ta Kemalpaşa tatlısına "Peynir Tatlısı" deniyor haberiniz olsun. Aslında sıradan bir tatlı olan Kemalpaşa üzerine kaymak, tahin ve ceviz konunca inanılmaz oluyor. Denedik ve gördük.




İçerisi temiz ve bakımlı, duvarlarda Fevzi'nin hediyesi olan büyük takımların futbolcularının imzaladığı formalar bulunuyor. Yemekler lezzetli, tatlı harika, çayları da demli, daha ne olsun... Uşak seyahatimizde yediğimiz bütün mekanlardan memnun kaldık ama burası hem adıyla hem de lezzetleriyle assolist olmayı başardı. Unutmadan Uşak denince akla tarhana geliyor. Tarhanacı Baba'dan acılı tarhana almadan dönmeyin. 





Adres: İzmir yönü Atatürk Bulvarı 64100 - Uşak 


Telefon: 0276 227 27 94

KATMERCİZADE KAHVALTI - UŞAK

Uşak'ta otelde kahvaltı yapmayı tercih etmedik ve bir gün önce yolun kenarında gördüğümüz Katmercizade'ye geldik. Burası tam bir aile işletmesi ve karı-koca işin başında duruyorlar. Serviste çalışanlar ise üniversite öğrencisi. Masaya geçmeden tezgahta duran börek ve hamur işlerine bakmakta fayda var. 



Yukarıdaki resimde gördüğünüz ağaç bile burayı sevmek için yeterli. Ağacı kesmemek için tavanı delen zihniyetin kötü bir hizmet vermesi zaten mümkün değil. Neyse böreklerden karışık olarak istedik ve yine ortaya bir kahvaltı tabağı aldık. Kahvaltı tabağı ufak ama yanında gelenlerle gayet doyurucu. 





Peynir, zeytin, balkaymak, reçel, pekmez, domates, salatalık ve haşlanmış yumurta ile gelen tabağın yanında benim çok beğendiğim karışık kızartma sabah iyi gidiyor. Roka ve maydanoz ile yeşillik de unutulmamış. Bir de sosis ve yeşil biber birlikte domates sosuyla yapılmış. Ben klasik kahvaltılıktan daha fazla bunların düşünülmesini sevdim.



Çaylar demli ve daha son yudumunuzu alırken yenisi geliyor. Bu tip yerlerde bizim yan masamızdakiler gibi ıcığını cıcığını sormak yerine masaya oturup sürprizleri beklemek daha keyifli ama biz millet olarak keyif almayı fazla bilmiyoruz, herşeyi en iyi kendimizin bildiğini düşünüyoruz. Burada bize göre günün sürpriz anne usulü Yumurtalı Ekmek oldu. Süperdi... Hatta tabağın yarısını yedikten sonra fotoğraf çekmek aklıma geldi. 




Neyse buranın asıl ürünü tabii ki katmer. Ama bu Antep'de yediğimiz tatlı Katmer değil, peynirli olarak hazırlanan katmer. Ben beğendim, kahvaltıda gayet iyi gidiyor. Böreklerin bazıları çok başarılıydı ama hepsi ev yapımı olduğu için özenle yapılmış. 




Kahvaltı için başka ne olmalı bilmiyorum. Burada karnınız doymadan ayrılmanız mümkün değil. Mekan geniş ve ferah, servis iyi, sahipleri güleryüzlü daha ne olsun.... Adam başı dörder çay içip yukarıda saydıklarımı da yedikten sonra gelen hesap 25 TL olunca ben şaşırdım. Ucuza kalite böyle oluyor demek ki... Yeri çok basit Üniversiteye giderken sağda "Zavallı Kurufasulyeci" nin hemen yanında. Orası da neresi derseniz, Uşak seyahatinin yıldızı bir sonraki yazıda...


Adres: Ünalan Mah. Atatürk Bulvarı No: 78 - Uşak


Telefon: 0276 223 84 68 


UŞAK KONAĞI - UŞAK

Bu sezon Basketbol Ligine çıkan Uşak Sportif ilk televizyon yayınını kupada gerçekleştirmişti. Ben ligde ilk yayınlarına gittim ve daha önce hiç görmediğim Uşak'ı da ilk kez görme şansına sahip oldum. Uşak'ta ağzının tadını bilenlerin çok olduğu gittiğimiz yerlerden belli oluyor. Ben tersten başlayarak akşam gittiğimiz Uşak Konağı'nı sizlere tanıtacağım. Osmanlı'nın son döneminde yapılan bu konak yakın zamanda restorasyondan geçirilerek restaurant haline dönüştürülmüş. 



Güzel bir mekan yaratmışlar. Yazın avlusu ve bahçesinde açık havada yemenin keyfi bir başka oluyordur ama biz Kasım'da gittiğimiz için üstü kapatılmış bahçe bölümünde oturduk. Burası içkili bir lokanta ve mezelerle işe başlamak gerekiyor. Mezeler arasında tercih yapmakta zorlanabilirsiniz çünkü çeşit çok. 




Ben gelen mezelerin hepsini beğendim ezme iyiydi ama en güzeli sağ altta gördüğünüz üstünde kurutulmuş acı biber olan mezeydi. Yaprak sarma da incecik ve lezzetliydi zaten bu bölgede damarsız asma yaprağı meşhur. Mezelerden memnun kaldıktan sonra masaya gelen içli köfte ve paçanga böreği de idare ederdi. Ama güveçte gelen ve közde patlıcanın üstünde beşamel ve eritilmiş peynirle yapılmış ara sıcak gerçekten harikaydı. Kaşarlı mantar da tereyağında hazırlanmış ve çok lezzetliydi.




Bu güzel meze ve ara sıcaklardan sonra daha önce gelenlerin bize en çok tavsiye ettiği ciğere sıra geldi. Ben ciğerin her türlüsünü çok severim ama iyi yapılması şartıyla. Burada masaya gelen ve tekrar tekrar istediğimiz ciğer gerçekten de bugüne kadar yediklerim arasında rahatlıkla ilk üçe girer. Yumuşacık ve ağızda dağılan ciğer mükemmeldi. 




Bu harika ciğerden iki tabak yedikten sonra ana yemeklerin tadına bakmaya fırsatımız olmadı. Ama et konusunda çok başarılı olduklarını duydum. İnşallah bir sonraki sefere onu da tadar ve buraya ilave ederiz. Ciğer ziyafetinden sonra gecenin sonuna doğru masaya ikram olarak gelen ballı ceviz ve dondurmalı irmik ise beni benden aldı. Ballı cevizi yemeye başlayınca insan duramıyor. 




Uşak'ta akşam keyifli bir masa için ilk adres Uşak Konağı olmalı. Ben genel olarak beğendim özellikle ciğer efsaneydi. Tek olumsuz yanı bahçedeki bölümde sigara dumanından fenalık geçirmem oldu. Burada turşuları da büyük bir dolapta saklama şekilleri ilginç...




Hesap çok ucuz değil adam başı 60-70 TL civarında geliyor. Ama yedikleriniz gerçekten lezzetli ve hakkını veriyorlar. 


Adres: Küme Mah. 64000 Uşak 


Telefon: 0276 223 99 55


http://www.usakkonagi.com/

HAS ADA ZEYTİNYAĞI - CUNDA

Bugüne kadar sadece lokanta ve restaurantları tanıttığım sitede artık "Nerede ne almalı" adı altında yeni bir bölüm açıyorum. Bu bölümde Türkiye'nin değişik bölgelerine gittiğinizde eve dönerken ne almanız gerektiğini size tavsiye edeceğim. İşte bu yeni bölümün ilk yazısı Cunda'dan.. Zeytinyağı Başkenti Ayvalık ve Cunda'dır. Burada üretilen zeytin ve iklim şartlarının uygunluğundan dolayı en iyi zeytinyağı buradan çıkar. Ben yıllardır yağı "Has Ada" dan alırım. 



Cunda'da herkesin çok iyi bildiği Taş Kahve'nin hemen arka sokağında yer alan "Has Ada" kendi ürettiği zeytinyağını satıyor. Dükkan ufak ama arkadaki üretim ve bekleme odası görülmeye değer. 




Burada yağ almak isterseniz önce tadına bakabilirsiniz. Ben gittiğimde Kasım ayı başıydı ve Ayvalık Hasat Şenliği yapılıyordu. Şansıma erken hasat çıkmıştı ve bu güzel yağı almak istedim. Tabii ki bu konuda değişik fikirler var. Bekleyen yağın tadının daha iyi olduğu söyleniyor ama erken hasatın tadı ve kokusu da başka. Neyse isterseniz tadına bakarak alabiliyorsunuz. Hasan Gülören bu konuda size yardımcı olur.




Sızma zeytinyağı ağaç üzerinde elle veya sırıkla toplanan zeytinler  aynı gün içerisinde kontini olarak adlandırılan fabrikalarda  çıkarılarak sunuluyor.Asit oranı azami 0.9 dizeme kadar olması  gerekir. Fabrikada paslanmaz çelikten yapılmış güğümlerle taşınan  zeytinyağı aynı malzemeden yapılan tanklarda dinlendiriliyor. Daha sonra pamuk filtreden  geçirilerek içinde hiçbir tortu ve posa  bırakılmadan sunuluyor. Böylece serin ortamda iki yıl boyunca  güvenle saklayabileceğiniz  bir hale gelmiş oluyor.


Kasım 2013 fiyatlarıyla yağın kilosu 10 TL. Yeni hasat isterseniz biraz daha pahalı ve kilosu 15 TL. Burada sadece yağ satılmıyor. Yeşil ve siyah zeytin, zeytin ezmeleri, reçeli ve sabun da çeşitler arasında. Ben Ayvalık yöresinden siyah zeytin almanızı tavsiye etmem ama yeşil zeytin güzel. Sabunları da çok iyi. 


Has Ada istediğiniz ürünleri size kargo ile de ulaştırıyor. 

Adres: Mithatpaşa Mah. Çarşı Caddesi No: 8 Cunda (Alibey) - Ayvalık 
Telefon: 0266 327 11 49 

DÜVEROĞLU KEBAP - ANKARA

Ankara seyahatlerimiz artmaya başlayınca değişik lezzet mekanları arayışımız da hızlandı. Son seyahatimizde namını uzun süredir duyduğumuz ama gitmeye fırsat bulamadığımız Düveroğlu'nu nihayet ziyaret ettik. Bir dönemlerin en işlek caddelerinden olan Anıttepe Gençlik Caddesinde yer alan Düveroğlu kebap sevenler için vazgeçilmez bir adres. 1963'de kurulmuş ve hala aynı kalitede devam ediyor.



Burası klasik bir Gaziantep kebapçısı. İçerisi basit döşenmiş ama temiz ve servis elemanları işini biliyor. Özellikle öğle saatlerinde masa bulmakta zorlanabilirsiniz. Yerinize oturunca masaya ilk olarak salata ve acılı ezme ile lavaş geliyor. Ezme lezzetli...




Bence ne yerseniz yiyin önce lahmacunla başlayın. Lahmacun malzemesi bol ve çok lezzetli. Yağsız lahmacun severseniz biraz yağlı gelebilir ama kebapçıları da diyet ürün satan yerlere çevirmeyelim. Biraz yağ olacak lezzeti de böyle çıkar zaten. 




Lahmacun faslı bittikten sonra sırada ana yemekler var. Biz en son 3 kişi gittiğimizde 3 farklı sipariş verdik. Öncelikle belirtmekte fayda var burada döner de yapılıyor. Biz dönerin de tadına bakmak için normal yemeklerimizin yanına az döner istedik. Ben kuzu şiş istedim. Yanındaki döner vasatın üstündeydi ama kuzu şiş harikaydı. Yumuşacık et iyi terbiye edilmiş ve güzel pişmişti. 




Burak Beyti Sarma istedi. Yanına az döner de istemişti ama şefimiz bir güzellik yaparak döneri de sarma yaparak üzerine sos gezdirerek servis etti. Porsiyon harika gözüküyordu tadı da öyleydi. 




Tufan ise Adana yanına az döner istedi. Adana da diğer kebaplar gibi ortalamanın üstündeydi. Burada eğer bulabilirseniz Küşneme de deneyebilirsiniz. Biz gittiğimizde yoktu ama herkes övgüyle bahsediyordu.




Düveroğlu kebap sevenlerin kesinlikle memnun kalacağı bir lezzet noktası. Burada tatlı çeşitleri de meşhur. Ben Havuç Dilimi sipariş ettim ve birazcık fazla şerbetli olmasına rağmen çok beğendim. Diğer tatlılar arasında cevizli baklava da güzeldi. 




Düveroğlı aynı zamanda inanılmaz derecede hesaplı bir yer. Burada kalite ucuza sunuluyor. Adana 11 Kuzu Şiş 16 TL dersem bana inanırsınız herhalde. Ankara'da Anıttepe dışında Kızılay ve Ümitköy'de de şubeleri var. Burada ziyafet çektikten sonra size tavsiyem hemen sağa kıvrılın ve Anıtkabir'i ziyaret edin. Hem yediklerinizi biraz eritirsiniz hem de Atamıza saygınızı bir kez daha sunarsınız.


Adres: Gençlik Caddesi No: 18 Anıttepe - Ankara

Telefon: (0312) 229 79 38

http://www.duveroglukebap.com/