KÖFTECİ RAMİZ - AKHİSAR

Malum yaz geldi ve yollara düşmeye başladık, Nejat Abimin dediği gibi "Güneye Giderken" soldan güneş yükseliyor. Tatilci moduna girip arabaya atladığınızda yol üstündeki lezzet noktalarını da bilmeniz ve molalarınızı ona göre vermeniz gerekir. Balıkesir-İzmir yolunda iseniz mutlaka uğramanız gereken yer Akhisar'a doğru Köfteci Ramiz olmalı. Diyeceksiniz ki artık Türkiye'nin her yerinde Ramiz var neden burası? Cevabım burası işin doğduğu yer, her ne kadar sahipleri kabul etmese de burada yediğiniz köftenin lezzeti daha farklı...



İlk kez 1934 yılında Akhisar Çarşısında açılan ve hala hizmet veren Ramiz karayolu üzerinde daha rahat ulaşılabilen bu şubesini 2000 yılında hizmete sokmuş. İstanbul-İzmir yolunda Akhisar'a gelmeden 4 km. önce sağda BP istasyonu göreceksiniz. Ramiz işte burada 300 kişiye aynı anda hizmet veren mekanıyla tanındı ve sonrasında işi büyüttü. Aslında Köfteci Ramiz'i şöhrete kavuşturan yer burası. Makedonya'dan gelen ve limon sandığında satarak başlayan hikaye devam ediyor. Gelelim lezzetlere...



İçerisi çok büyük ama servis çok hızlı. İsterseniz önce mercimek çorbası ile başlayabilirsiniz. Açık büfe salata buradaki çeşitlerin fazlalığı ile göz kamaştırıyor. Malum Ege'de olunca özellikle otlardan vazgeçmek olmaz. Salata büfesinden kendinize göre bir salata alarak köftelerinizi beklemeye başlayabilirsiniz. Ben piyaz fasulyelerini de çok beğendim. Ne diri ne de çok pişerek erimiş... Asıl başrol oyuncusu olan köfte çok geçmeden masanıza geliyor. Ben Türkiye'nin farklı yerlerinde en az 5-6 Ramiz'de köfte yedim ama buradaki lezzet inanın çok farklı. 



En son uğradığımda rahmetli Ramiz beyin oğullarından ve şu anda işi sürdüren 4 kardeşten Birtan Taşkınlar ile sohbet etme fırsatı buldum. Futbola çok meraklı olan ve TFF'de gözlemcilik yapan Birtan bey burada daha lezzetli köfte olduğu iddiama gülerek "Biz bütün Türkiye'ye zaten buradan gönderiyoruz, köfte aynı ama psikolojik olarak burası daha lezzetli geliyor herhalde" diye cevap verdi. Bence bazı şubeler özellikle AVM içinde olanlar gaz ocağında yaptığı için ufak bir değişiklik olabilir. Köfteler hala elle yoğruluyor, baharatları kıvamında ve en önemlisi döküm ızgarada kararınca pişiriliyor. 



İsterseniz diğer köfte çeşitleri ya da tavuk ve et de bulabilirsiniz. Ama benim önerim özellikle merkezinde iseniz Ramiz Köfte yemeniz. Yemekten sonra tatlı büfesi de çok zengin. Şekerpare ve sütlaç favorilerim. Şarküteri bölümünde ise doğal ve yerel ürünler satılıyor.

Adres: Akhisar-Balıkesir Karayolu 3.Km. BP Akaryakıt İstasyonu 45220 Akhisar / Manisa


ŞİŞLİ KÖFTECİSİ - ŞİŞLİ

İstanbul'un her köşesinde gizli kalmış lezzet noktaları var. Bazı lezzet avcıları bu tip yerleri biliyor ama çok fazla paylaşmıyorlar. Özellikle iş köfte olunca ince eleyip sık dokumak gerektiğinden her yeri kolay tavsiye etmiyorum ama Şişli Köftecisi çok rahat tavsiye edebileceğim bir yer. Ben burasını yaklaşık 10 yıl önce tesadüfen keşfettim. Şişli Camisinin hemen yanındaki daracık sokakta yer alan küçücük dükkan çevrede çalışanlar ve bilenlerin vazgeçemediği bir yer. Öncelikle dükkan küçük, malzemeler basit ama içerisi tertemiz ve bakımlı. Köftesi de anlatmaya değer...


Şişli Köftecisi geleneksel bir İstanbul semt köftecisi. Bu tip yerler eskiden daha fazlaydı ama büyük zincirler yüzünden giderek azaldı. Burada sabah servisi erken saatte çorba ile başlıyor. Özellikle mercimek çorbasını iyi yapıyorlar ve öğlen 2 gibi kalmıyor. Ayrıca hergün kurufasulye servis ediliyor. Ben bir seferinde kuru yedim ve beğendim. Ama buranın köftesi bir başka. İçinde anladığım kadarıyla fazla katkı olmayan köfte küçük ve eski bir ızgarada pişiriliyor ve yanında domates-biber ve pilavla servis ediliyor. Yanında ise melamin tabakta piyaz var. 


Köfte tat olarak Sultanahmet Köftecisine benziyor. Ben eski tip bu köfteyi çok beğendim. Piyaz ya da salata isterseniz pişman olmazsınız. Ayrıca et yemek isterseniz iyi bir kasaptan alındığı belli olan biftek de çok güzel. Suyu içinde kalarak pişiriliyor ve tadı mükemmel, ayrıca tavuk-şiş de menüde bulunuyor. İsterseniz karışık bir tabak yapabilirsiniz. Ben biftek-köfte karışık yemeyi seviyorum. Galiba önemli olan eti de köfteyi de nasıl pişireceğini bilmek. 


Fiyatlar son derece hesaplı. Öğle saatlerinde yer bulmak zor, masanızı başkalarıyla paylaşmak istemiyorsanız hiç gitmeyin bu saatlerde. Ama köfte sevenlerin Şişli'den yolu geçerse denemesini tavsiye ederim. 

Adres: Abide-i Hürriyet Caddesi Çarşı sokak No: 1/C Şişli 

Telefon: 0212 248 50 97 

HİSAR BÜFE - MECİDİYEKÖY

İstanbul'da en iyi döneri yapanların başında büfeler geliyor. Mecidiyeköy'deki Hisar Büfe de hem et hem de tavuk döneri gayet lezzetli yapıyor. Gerek Mecidiyeköy'de çalıştığım yıllarda gerekse de yolumun geçtiği dönemlerde sık sık burada döner yedim ve çok memnun kaldım. Küçük bir dükkan ve içeride oturacak 6-7 ufak masa bulunuyor. Yeri çok merkezi olduğu için özellikle öğlen saatlerinde yer bulmanız biraz zor olabilir. Çevredeki işyerlerinde çalışanlar burayı tercih ediyor. 


İsterseniz önden bir çorba içebilirsiniz çorbası da başarılı...Et Döner ve Tavuk Döner bulunuyor ama benim tercihim çoğu zaman et döner oluyor. Dönerin içinde domates ve biber de olduğu için lezzeti artıyor. Özel sosuyla terbiye edilen yaprak döneri daha fazla sevdiğimi söylemiştim, işte burada tam anlamıyla yaprak döner yapılıyor. Porsiyonu doyurucu ve servisi çok hızlı. Ben pilav üstü porsiyon seviyorum ama ekmek arası da yiyebilirsiniz ekmekler taze...


İşte döner böyle iyi pişmiş ve yaprak kesilmiş olmalı. İsterseniz yine sosu özel olan tavuk döneri de tercih edebilirsiniz. Ben ara sıra tavuk döner de yedim ve çok beğendim. Köpüklü ayran lezzet olarak üst seviyede. Burası sadece döner yapmıyor. büfe olduğu için tost çeşitleri ve sosisli de bulunuyor. Bunları her yerde yiyebilirsiniz ama döner bir başka... 


1984'den beri hizmet veren Hisar Büfe bir müdavim kitlesi oluşturmuş durumda. Fiyatlar gayet hesaplı. Yolunuz Mecidiyeköy'den geçerse hızlı bir şekilde karnınızı doyurmak isterseniz tavsiye ederim. Yeri çok kolay, Mecidiyeköy Polis Merkezine gelmeden 4-5 dükkan önde... İsterseniz paket servisi de gayet hızlı... 


Adres: Büyükdere Cad. Bentek İş Merkezi No:47 Mecidiyeköy 

Telefon: 0212 267 04 19 - 0212 267 42 48 

http://www.hisarbufe.net

YAŞAR USTA DONDURMA - BOSTANCI

İstanbul'da dondurma denince son yıllarda özellikle Anadolu Yakasında oturanlar önce "Yaşar Usta" demeye başladı. Ünü giderek artan Yaşar Usta ile benim tanışmam ise 14 yıl öncesine dayanıyor. Buraya beni ilk olarak sevgili Hakan Artış götürmüştü. İlk kez yediğimde ise "Bugüne kadar dondurma yememişim" dediğimi hatırlıyorum. Ondan sonra da bazen dükkana uğrayıp orada yedim bazen de kilo ile eve aldım. Yaşar Usta o yıllarda bu kadar üne kavuşmamıştı ama şimdi kazandığı ünü sonuna kadar hak ediyor. Öncelikle bu işe 5 yaşında adım atan Yaşar Usta'nın bir fırın önündeki tezgahta başlayan serüveninin bu noktaya gelmesi sevindirici. 


Yaşar Usta her zaman tezgahın başında, eskiden tek başına bu işi sürdürürken şimdi yanında 3 yardımcısı daha var. Aslında biraz sohbet edince dondurma konusunu ne kadar ciddiye aldığını anlarsınız. Burada klasik sütlü dondurma yapılıyor. Yaşar Usta işin püf noktasını açıklamıyor ama malzeme alımının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Çileği, kavunu, eriği nereden alacağını ve hangi bölgenin mahsulünün daha iyi olduğunu biliyor. Üşenmiyor atlıyor arabaya bizzat gezerek malzeme topluyor. Böyle olunca da meyvenin gerçek tadını alabiliyorsunuz. Zaten burada meyveli dondurmalar bir başka. Sanki dondurma yemiyorsunuz da meyvenin kendisini yiyorsunuz. Hatta abartalım meyvenin kendisi bile bu kadar lezzetli değildir. 


O mevsimde hangi meyvenin zamanıysa o yapılıyor. Her zaman olmayan sadece kısa süre satılanlar ise paha biçilemez. Mesela kırmızı erik... Prensipli adam olan Yaşar Usta dondurmanın üstüne sos ve fındık gibi gereksiz şeyler koymuyor. Kaşıkla tadına baktırmıyor. Sürekli yenilik arayan ustamızın tahinli dondurması da harika, ayrıca başka yerde bulamayacağınız Cicibebeli dondurma da denenebilir. Hurmalı ve kestaneli bulursanız tadına bakın... Bu arada inek sütünden yapılan kaymaklı ve bitter çikolatalı dondurmaları da harika ama o meyveliler yok mu....


Yaşar Usta'ya göre işin 4 sırrı var. Birincisi temizlik ikincisi dürüstlük üçüncüsü sevgi dördüncüsü ise tüm müşterileri ailenin bir ferdi gibi görmek. Böyle olunca da kendi ailene yedirmediğin hiçbir şeyi satmayacaksın felsefesi ortaya çıkıyor. Tezgahta self servis uygulaması var. Arkada fırının önünde oturacak masalar mevcut. Kredi kartı geçmiyor. Hatırlatmakta fayda var, Ayvalık Sarımsaklı ve 4.Levent dışında şubeleri yok. Bazı cafelere ise dondurma veriyorlar. Yaşar Usta bana göre İstanbul'daki 1 numaralı dondurmacı. Yemediyseniz çok şey kaçırdınız demektir. 

Adres: Prof. dr. Ali Nihat Tarlan caddesi 34/2 Bostancı -İstanbul

Tel: 0216 361 14 40

PINAR DONDURMA - SAHRAYICEDİD

Yaz gelip sıcaklar bastırınca çoğunuzun olduğu gibi benim de dondurma aşkım depreşir. Gerçi artık yazı kışı kalmadı ama çocukluktan gelen alışkanlık yazın daha çok istiyoruz. Dondurma konusunda marketlerde satılan büyük markalar bana çok cazip gelmiyor. Tamam arada yiyoruz ama gerçek işi bu olan dondurmacılar daha lezzetli dondurma yapıyorlar. Eskiden semt dondurmacıları vardı ve kendi imal ettikleri ürünü satarlardı. Şimdi sayıları azaldı ama hala bu işi hakkıyla yapan yerler var. Bunlardan birisi de evime yakın bir yerde olan Pınar Dondurma. 



Kozyatağı ve civarında oturanların çok iyi bildiği Pınar Dondurma 1987 yılından bu yana hizmet veriyor. Burayı kuran Lütfi Durak çoğu tatlıcı ve dondurmacı gibi Arnavut göçmeni. Ama onun hikayesi biraz farklı. Yüzde 100 devlet bursuyla ABD'de Iowa State Üniversitesinde Yüksek Kimya okuyan sonra New York'da başka bir üniversitede master yapan Lütfi Bey 10 yıl Petkim'de çalıştıktan sonra burayı açmaya karar veriyor. Şimdilerde ise oğlu Alpaslan bayrağı devralmış durumda. Dondurma denince değişik şekillerde yapılan farklı dondurmalar var ama ben en çok Roma Dondurmasını severim. Burada da klasik Roma Dondurması yapılıyor. 



Roma'da yediğim dondurmadan farkı biraz daha donmuş servis edilmesi. Alpaslan bey bunun nedenini halkımızın biraz daha donmuş sevmesi olduğunu ve tamamen dolap ısısıyla alakalı olduğunu söylüyor. Yoksa makineden çıkınca aynı kıvamda. Burada hangi çeşit yerseniz memnun kalacaksınız. Benim favorim parça çikolatalı ve kavunlu olan. İster kornet ister kağıt helva arasında kendi imalatları olan lezzetli bir dondurma yiyebilirsiniz. Kullandıkları malzeme çok önemli, bunu da titizlikle yaptıkları belli. 



Fiyatlar çok hesaplı, dışarıda büyük sayılabilecek bir bahçesi de var. Özellikle hava güzel olduğunda masa bulmanız zor olabilir. Kışın ise sahlep ve boza içmek için de uğrayabilirsiniz. İşini severek yapan ve özen gösteren Pınar Dondurma İstanbul'da ilk 5'e rahatlıkla girebilecek bir dondurmacı. Beşiktaş'ta benim çok sevdiği Roma Dondurmacısı ile de akraba olduklarını öğrendim. 

Adres: İnönü Caddesi Sahrayıcedid Mahallesi No: 32

Telefon: 0216 363 94 95 

NURZADE - MECİDİYEKÖY

Kanaltürk'de çalıştığım dönemde ilk kez gitmeye başladığım Nurzade daha sonra vakit bulunca uğramaktan keyif aldığım bir yer haline geldi. O süre içinde değişim de gösterdi. Mecidiyeköy'de Ortaklar Caddesine girişteki ilk dörtyol ağzında sağda yer alan bu küçük restoran hem öğlen hem de akşam servisinde farklı lezzetler sunmayı başarıyor. Sahibi Özcan işinin her daim başında ve malzeme konusunda ince eleyip sık dokuduğu için deyim yerindeyse maça 1-0 galip başlamış oluyor. Malzeme seçimini iyi yapmazsanız şefiniz ne kadar usta olursa olsun başarılı olamazsınız. 2004 yılında açılan Nurzade giderek menüyü de genişletti. 


Bu civarda işyerleri çok fazla olduğu için öğlen servisinde yer bulmanız zor olabilir. Genelde öğle yemeği için zeytinyağlı tabağı tercih ediliyor. O gün için 2 sıcak yemek servis ediliyor. İsterseniz tezgahın başına giderek istediğiniz çeşitleri söyleyebilir ve kendi özel tabağınızı oluşturabilirsiniz. Ciğer yaptıkları gün mutlaka tercihiniz ciğer olsun harika yapıyorlar. Zeytinyağlı büfesinde ne yediysem çok lezzetli yağın oranı makul, sebzeler taze daha ne olsun... Ayrıca tabii ki ızgara da yiyebilirsiniz. Anne Köftesi olarak adlandırabileceğim ev köftesi benim favorilerimden. 


Nurzade'nin bana göre iki spesyali diğerlerinden ayrılıyor. Bunlardan ilki çiğ börek. Bugüne kadar yediğim en iyi çiğ böreği Eskişehir'de tattım. Ayrıca yine Fulya'da Terrace mükemmel çiğ börek yapar. Buradaki çiğ börek de ilk 3 arasında yer alacak kadar güzel. Bir diğer özel lezzet ise yaprak sarma... Güveçte üzerine sos ve yoğurt ile sıcak servis edilen yaprak sarma efsane bir lezzete sahip. Masanızda mutlaka olmalı. Bunun dışında ilk günden bu yana en fazla sattıkları ürün olan mantı da sizi memnun edecektir. 


Bu kadar lezzetli menü akşam saatlerine doğru biraz değişim gösteriyor. Mekan akşamları tam bir bistro havasına bürünüyor. Güzel havalarda bahçe bölümü 1-2 duble içmek isteyenlere ya da iş çıkışı bira-patates yapıp eve gideceklere hizmet veriyor. Akşam servisinde mezeler ön plana çıkıyor. Rakı içmek isteyenlere çok özel bir beyaz peynirin yanında meze seçenekleri sunuluyor. Bira için patatesin yanı sıra tavuk kanadı ve karışık kızartma tabağı var. Ama ızgaralar ayrı güzel. Köfte zaten özel ama şaşlık da hem lezzeti hem de tahtada sunumuyla çok başarılı. Ben şaşlık yemenizi tavsiye ederim. 


Nurzade ayrıca maç seyretmek isteyenlerin de tercihi. Burada LigTv ve D-Smart yayını izlenebiliyor. Hem öğle hem de akşam yemeği için size tavsiye edebileceğim bir mekan. Servis sıcak samimi ve güleryüzlü, hesap makul, ortam güzel, yemekler harika...

Adres: Ortaklar Caddesi Bahçeler sok. No: 8 Mecidiyeköy 

Telefon: 0212 217 90 17

KARADENİZ DÖNER (ASIM USTA) - BEŞİKTAŞ

Ben Beşiktaş'ta doğdum ve 30 yıl aynı evde yaşadım. Çocukluğumdan beri gitmeyi sevdiğim hala da sık sık ziyaret ettiğim Karadaniz Döner salonunda yediğim dönerin lezzetini de hala başka yerde bulamadım. Aslen Rize'li olan Asım Usta'nın yoğun işine rağmen gelen müşterilerle yaptığı tatlı sohbet ve güleryüzü ise buraya gitmek için önemli bir neden. Son dönemde yazılan çizilen haberlerle çok popüler olan bu dönerciye ben ilk olarak 34 yıl önce ayak bastım. O zamanlar mahallede ya da Abbasağa Parkında top oynamaktan başka düşüncemiz yoktu. Güzel günlerdi, güzel insanlar vardı, yobazlık, zontalık bu kadar başını alıp gitmemişti. Aslında ben 14-15 yaşlarındayken buradaki favorim döner değil harika kıtır kıtır lahmacundu ( hem daha ucuzdu) ama lahmacun için gereken odun fırını binada bir yangına sebep olunca yaklaşık 7-8  yıl önce kaldırıldı ama hala elektirikli fırında pide yapıyorlar. Cebimizde para olduğunda ise yarım ekmek arası döner ziyafet gibi gelirdi.



Çocukluk hatıraları demişken bundan 15 sene kadar öncesine kadar bana ismimle değil de "Kaptan" olarak seslenmelerini hala anlam veremedim. Öyle ki Asım Abi başta olmak üzere garsona kadar "Kaptan aşağı kaptan yukarı" şeklinde gittik geldik. Neyse bir ara unutmazsam sorarım. Personel benim çocukluğumdan bu yana değişmedi. Mekan dar ve 3 katlı yer bulursanız şanslısınız bulamazsanız son dönemde olduğu gibi sokakta taburelere talim...Ben en eski müşterilerden biri olduğum için dönerin tadının 30 yıldır değişmediğini söyleyebilirim. Asım Usta döneri ilk taktığında devasa boyutta olan döner "Acaba nasıl bitecek" sorusunu akla getirse de saat 17.00 gibi giderseniz dönerin yerinde yeller estiğine şahit olursunuz. 


Ben önce buranın kendine özgü Ezo Gelin çorbasından az içerek yemeğe başlamayı tercih ederim. O arada masanıza sıcak sıcak gelen pidelerle karnınızı doyurmayın çünkü ziyafet daha başlamadı. Döneri eskiden ekmek arası yerdim ama şimdi favorim tabakta 1.5 porsiyon... Yanında isteğe bağlı soğan ve domates-biber-turşu geliyor. Ben biraz torpilli olarak pişmiş domates ve biber alıyorum. Ama asıl önemli olan döner. İyi hazırlanmış ve yıllardır aynı lezzeti yakalayan döner bana göre İstanbul'da 1 numara... Asım Usta bu işi biliyor. 


Döner mükemmel yanında açık ayran da tavsiye ederim. Zamanında buraya rahmetli Kenan Onuk'u da alıştırmıştım. Ahmet Çakar ile her Salı gelir ekmek arası dönerleri iştahla yerlerdi. Burada eskiden lahmacun da çok güzel olurdu ama şimdi yok, isterseniz ya da çeşit olsun derseniz Karadeniz usulü harika pide yapıyorlar. Ama ne yalan söyleyeyim benim gözüm dönerden başka bir şey görmüyor. Fiyatlar makul servis hızlı ve güleryüzlü, ortam sıcak dükkan ufak ama temiz. Gitmediyseniz çok şey kaçırdığınızı söyleyebilirim. 


Dediğim gibi bu döneri yemek istiyorsanız 17.00'den önce orada olun. Ayrıca her sene Ramazan'da kapatıyorlar. Döneri yedikten sonra tatlı canınız isterse Kartal heykelinden sağa dönün sahile doğru giderken küçücük bir dükkan olan Kafadaroğlu'nda Sütlü Nuriye veya Şöbiyet yiyerek olayı tamamlayın. 

Adres: Sinanpaşa Mahallesi Mumcu Bakkal Sokak No:6 Beşiktaş 

Telefon: 0212 261 76 93


SAFA MEYHANESİ - YEDİKULE

İstanbul'daki meyhaneler içinde geçmişi çok eskilere dayananların havası bir başka oluyor. Buralarda yeni mekanların çoğunda görülen görgüsüzlük ve zevksizlik olmuyor. İşte bu nedenle tarihi 100 yıla dayanan Safa Meyhanesi benim için bir başka. İstanbul'un gerçek semtlerinden Yedikule'de yer alan Safa'ya gitmek için eski ve tarihi dokusunu korumaya çalışan sokaklardan geçmek gerekiyor. Burada yapılan yürüyüş bile insana iyi geliyor. Ben erken buluştuğumuz için hava aydınlık iken yürüdüm ve böyle semtleri özlediğimi farkettim. Marmaray ile gidip gelmek de çok kolay. Safa dışarıdan bakınca çok çekici gelmeyebilir ama içeri girince yüksek tavanı ve tarihi iç yapısıyla sizi büyülüyor. 




Burası 1900'lü yılların başında Demiryolları çalışanlarının akşamları iş sonrası uğradığı bir lokal olarak başlamış. Daha sonra 1948 yılında Süleyman Kızıltay tarafından kuruldu ve aynı yerinde devam etti. Adabıyla rakı içenlerin tercih ettiği meyhane ünlü isimlere de sürekli evsahipliği yapıyor. Buraya girince bile insanın yüzü gülüyor ve masaya pozitif oturuyorsunuz. Ben uzun süredir görmediği eski dostlarım Erhan ve Mutluhan ile buluştum. Masaya bakan garsonumuz hemen mezelerle işe başladı. Burada mezelerin kalitesi ve kullanılan malzeme gerçekten mükemmel. Servis için bulunacak tek kusur yok, siz keyifli bir sohbete dalmışken masaya gelip gidenleri anlamıyorsunuz bile...



Mezelere bakacak olursa barbunya pilaki tam kararında pişmiş erimemişti, patlıcan salatası klasik şekilde hazırlanmış ve lezzetli acılı ezme ise renginden de anlaşılacağı gibi nefis bir malzeme ile hazırlanmıştı. Kızartma ve sos ile hazırlanan meze ise herkesin beğendiği bir lezzet oldu. Uzun sohbetlerin mekanı olan Safa'da mezelerin hepsine kefilim ama yavaş yavaş yemek gerek. Fava yine içinde sürpriz olmadan klasik tarzda hazırlanmış ama lezzet olarak harikaydı.Benim tek vasat bulduğum lakerda oldu. Zaten lakerdanın iyisini sadece 1-2 yerde yiyebildim. Burada meyhane mezeleri dışında ıvır zıvır yok...


Mezelerin sonunda vakit biraz ilerleyince benim rakı masamın değişmezi olan ciğer geldi. En iyi ciğeri Asmalı Cavit'de yediğimi hep söylüyorum onu ayıralım buradaki ciğer de beğenilmeyecek gibi değildi. Bu arada masalar yavaş yavaş dolmaya başlamıştı ve müşteri kalitesinin de ne kadar üst düzeyde olduğunu görme şansı bulduk. Güzel ve keyifli sohbet, harika servis ve insanı sıkmayan geniş mekan, daha ne olsun ki... Sonra masaya köfte geldi, ben köfteleri de çok beğendim. 


Servisin en sonunda masaya et tabağı da gelince "of" dedik doğrusu. Etler lokum gibi ve iyi bir kasaptan alındığı belliydi. Bunun yanında iki kez dolu dolu patates kızartması istedik ve daha önce dediğim gibi "Rakıyla ne alaka" diyenler en çok patates yiyenler oldu. Gerçek ev patatesi yani donmamış taze soyulmuş ve kızartılmış olunca da değmeyin keyfimize. Sahibi olan ve bayrağı babasından devralan Arif Kızıltay "Meyhanede fasıl veya müzik olmaz" diyerek insanların iş çıkışında sohbete geldiğini belirtiyor. Radyo çalıyor ama sesi çok yüksek değil. 


Sahibinin felsefesi aslında mekanın kalitesini özetliyor: "30 liraya da 80 liraya da yağ var ben 80 liralık olanı alırım ve kullanırım, peynirin en pahalısını alırım ama bunları hesaba yansıtmam gerekir" Bunun dışında "Beyoğlu ya da Nişantaşı'ında şöhret olmak kolay maksat Yedikule'de şöhret olmak" diyerek güveni gösteriyor. Burası Kulüp Rakısının merkezlerinden birisi ama Yeni Rakı da tercih edilebilir. Ben Safa Meyhanesini çok beğendim, gerçek bir meyhanede gerçek bir sohbet ve adabıyla içmek için buraya gidilir. Fiyatlar da makul aslında; 6 kişi 1 büyük 1 küçük Yeni Seri ile yukarıda saydığım yemekler adam başı bahşişle 90 TL ödedik. Hem çıkınca araba derdiniz yok 10 dakika yürüyerek Marmaray'a ulaşabilirsiniz.

Adres: İlyasbey Caddesi No: 129 Yedikule İstanbul 

Telefon: 0212 585 55 94

http://www.safameyhanesi.com