KELEBEK BEYRAN - GAZİANTEP

Gaziantep seyahatimizde hem uçağın saatinin geç olması hem de rötar yapması nedeniyle şehre gelişimiz 22.30'u buldu. O saatte açık bir yer aradığımızda ise imdadımıza Kelebek yetişti. Beyran içmek için aslında Dukan ve Metanet listemdeydi ama saat geç olunca başka alternatife yöneldik ama buradan da memnun kaldık. Yazının başında "Orası değil aslında burası" tayfasına bu açıklamayı yaptıktan sonra mekana geçelim. Büyük bir restoran ve sürekli koşturmaca ama servis özenli ve hızlı. Masaya önce ikramlıklar geliyor. Çiğ köfte idare eder, sumaklı nar ekşili soğan ise efsane olmuş. Beyran sipariş ediyoruz ve kaynar kaynar masamıza geliyor. 




Beyran yapımı da en az tadı kadar ilgi çekici. Ben tezgahın başına giderek ustaların nasıl hazırladığına bakmak istedim. Didiklenmiş et ve pirinç konularak hazırlanan tabaklar yüksek ateşte pişiriliyor. Beyran'ı birkaç farklı yerde içtim ve Kelebek bu konuda başarılı sayılabilir. Tadını beğendik ama sarımsak ve sirke eklemeden sakın içmeyin lezzeti ikiye katlamış oluyorsunuz. Gaziantep'de gecenin ilerleyen saatleri olmasına rağmen aileler Beyran içmek için mekanı doldurmuştu. 


Biz sadece Beyran içmek için oturmaya karar vermiştik ama iştahımız buna izin vermedi. Ortaya karışık tabak söyledik. İçindeki kebap idare eder düzeyde olsa da tavuklar çok lezzetliydi. Burada isterseniz kebabın her çeşidini yiyebilirsiniz. Gece geç saate kadar açık fazla mekan olmayan şehirde iyi bir alternatif olabilir. Ama gündüz her yer açıkken daha farklı alternatiflere yönelmenizi tavsiye ederim. Halil Usta hala Pazar günleri dükkanını açmıyor ama onun dışında benim için 1 numara hep Halil Usta. Burada daha önce önerdiğim eski çırağı Küşlemeci Hüseyin de ikinci sırada yerini alır. 


Hesap makul, servis hızlı ve dediğim gibi gece geç saate kadar açık. Kelebek bu yönleriyle her zaman kalabalık. Beyran için bir sonraki denemem mutlaka Metanet olacak onu da buradan sizinle paylaşacağım. 

RÜYA İŞKEMBE - ORHANGAZİ

Seyahatlerimiz sırasında sürekli olarak yemek molası verdiğimiz noktaların başında gelen Orhangazi'de sürekli olarak köfte ve et tüketiyoruz. Ama ben Ayvalık'tan tek başıma dönerken tesadüf eseri bir çorbacı keşfettim. Sabah 6'da çıkıp 10 gibi Orhangazi'de olunca çorba içmek istedim ve ışıklardan girince sol taraftaki Rüya İşkembe Salonunu buldum. İşkembe salonu dendiğine bakmayın 10 çeşit çorba var. Bu tesadüf keşif sonrası artık canımız köfte istemediği zaman 24 saat açık olan Rüya'da çorba molası veriyoruz. 


Basit bazen en güzel olandır. Salaş ama tertemiz bir mekan ve daha çok çevre esnafının burada çorba içtiğini gözlemledim. Ben ilk gelişimde içtiğim tavuksuyu çorbayı çok beğenmiştim. İçinde bolca şehriye ve tavuk etleri ile iyi terbiye edilmiş ve lezzetli. Unutmadan burada bölgenin meşhur sele zeytini ve acı turşu biber ikram olarak masanıza geliyor. Aynı zamanda Orhangazi'de çok iyi fırınlar bulunuyor ve odun ekmeği de çorbanın yanında çok iyi gidiyor. Şu ana kadar 4-5 farklı çorbayı tattım ve hepsini beğendim. 


Mercimek ve Ezogelin olması gerektiği gibi. Paça ve Beyin isterseniz ayrı isterseniz karışık alabileceğiniz çorbalar. Ben karışığı daha çok tercih ederim. İşkembe ve Tuzlama ise gerçekten meşhur olmuş pek çok yerden daha başarılı. Zaten sonuçta burası bir işkembeci. Kapıda başka şubeleri olmadığı ve Ali Rıza Ustanın adı yazıyor. Sanırım taklitleri var ve ona önlem alıyorlar. Son gidişimde bir esnaf geldi "Az Beyin" istedi ve içip çabucak işinin başına döndü. Böyle yerlerin varlığı çok önemli. 


Burada sadece çorba yok, benim de denediğim kurufasulye idare eder ama ciğerin görüntüsü çok güzeldi. İlk fırsatta tadına bakacağıma söz verdim. Fiyat listesi yukarıda gerçekten çok hesaplı. Ama bu sizi yanıltmasın eski usul bir çorbacı istiyorsanız yolunuzun üstünde bir sokak içeri girip tadına bakın derim. Rüyam ile karıştırmayın çünkü orası da çok yakında. Işıklardan girince hemen sol tarafta...

TAVACI REFİK - KARACABEY

Bunca zamandır basketbol maçlarını anlatmak için Bandırma'ya giderim ama Kaan Kural söyleyene kadar Tavacı Refik'i hiç duymamıştım. Yeme içme zevkine güvendiğim Kaan sayesinde bu seyahatimizde Tavacı Refik'i keşfettik. Karacabey Devlet Hastanesinin hemen yanındaki Refik yapay bir gölet kenarında ve harika bir manzaraya sahip. Masanıza oturunca hemen siparişleri verin çünkü gelen güzel kokulara çok fazla dayanamıyorsunuz. Buranın spesyali saç tavada et ama masaya oturunca ikramlıklar akın etmeye başlıyor. 


Burada sadece ikramlıklar ile bile doyabilirsiniz. Salata, közde kırmızı biber, pişmiş soğan, acılı ezme, turşu ve tereyağı ile dumanı tüten lavaş ekmeği ikram olarak veriliyor. Ben özellikle pişmiş soğana bayıldığım için ekstradan istedim ve meşhur Karacabey soğanını çok beğendim. Yoğurt ise bıçakla kesecek kadar güzel ve lezzetli. Bu başlangıç ile karnınızı doyurmak istemiyorsunuz ama yine de dayanamıyorsunuz. Servis kalabalık olmasına rağmen hızlı ve düzgün. 


Saç tava kerpetenle kenarından tutularak sıcak sıcak masanıza servis ediliyor. Tabağa dokunmayın yanarsınız. Etin lezzetli olmasına şaşırmamak gerekiyor çünkü bu bölgede yetişen hayvanların etinin lezzeti nam salmış durumda. Biraz yağlı bulabilirsiniz ama sıcak pideyi tavadaki yağa banmazsanız ayıp edersiniz. Ben pek çok yerde saç tava yedim ama buradakini ilk sıralara koyabilirim. Burada ayrıca tandır da servis ediliyor. Biz masada ortaya bir tane sipariş ettik. Eti lokum gibi olan tandır kısa sürede tükendi. 


Refik tavasıyla meşhur olabilir ama kabak tatlısı ve Kemalpaşa tatlısı da tavanın şöhretini gölgede bırakacak kadar rağbet görüyor. Hatta sadece tatlı yemeye gelenler olduğuna şahit oldum. Ben ne yazık ki Kabak Tatlısı ağzıma sürmem ama bu konuda güvendiğim yönetmenim Teoman çok beğendi. Tadının reçel gibi olduğunu ve kestane şurubunda bekletilmiş olduğu için ağızda güzel bir tat bıraktığını söyledi. Ben Kemalpaşayı test ettim ve çok beğendim. Üzerinde ceviz ve manda kaymağıyla servis ediliyor. Yemekten sonra göl kenarındaki masalarda uzun uzun oturup sürekli çay-kahve içtik ve servis yapan garsonumuz sağolsun sıkılmadan ikram çay-kahve taşıdı bizlere.


Tavalar ve tandır 30 TL, yoğurt dışında bütün ikramlar ücretsiz. Biz adam başı 40 TL civarında bir hesap ödedik ve çok memnun kaldık. Yazın çok sivrisinek olduğu için sinkov veriyorlarmış aklınızda bulunsun. 

ÖZKANATÇI KARDEŞLER- BÜYÜKDERE

İstanbul'un her yeri farklı lezzetlerle dolu ama Boğaz'da denize sıfır bir konumda hayatımda yediğim en lezzetli Tavuk Kanadı yiyeceğimi söyleseler inanmazdım. Uzun süredir herkesin bildiği ama benim yeni keşfettiğim Özkanatçı Kardeşler bu işin uzmanı. İşin ilginç tarafı gündüz gelen müşterilerin büyük kısmı yakındaki Belgrad Ormanında koşu yaptıktan sonra soluğu burada alıyor. Biz de 6 kilometrelik parkuru aştıktan sonra Büyükdere'de soluğu aldık ve kapıdaki valeye arabamızı verdikten sonra denize sıfır konumdaki masamıza oturduk. Denize sıfır demek ne kadar doğru bilemiyorum çünkü önünde deniz olsa bile kazıklı yol biraz manzarayı bozuyor.


Mekanda alkol de veriliyor ama bu keyfi başka zamana bırakarak hemen siparişlerimizi verdik. Ocağa girmeden bile şişe dizilen kanatlar harika gözüküyordu. Süzme yoğurttan yapılan koyu kıvamlı cacık tam not alırken üzerine anlam veremediğim şekilde yeşillik serpiştirilmiş çoban salata "olsa da olur olmasa da olur" dedirtti. Aman canım o kadar kusur olsun diye önemsemedik çünkü önemli olan kanattı. Burada deniz kenarında yazın püfür püfür esen ferah bir mekanda kanat yapılması ise başlı başına incelenmesi gereken bir konu ama boşverin gitsin...


Kanat mangalda kömür ateşinde piştiği zaman gastronomik olarak bence boyut değiştiriyor. Mangal yapmaya gittiğimizde de kanat gelmesini beklerim hep ama hayatımda buradaki kadar etli kanat görmedim. Özel sosla birlikte ustaca hazırlanmış ve pişirilmiş kanatlar acılı ve acısız olarak servis ediliyor. Biz ikisinden birer porsiyon söyledik. Acılısı öyle yenmeyecek kadar acı değil yerken zorlanmazsınız. Yanında közde pişmiş biber ve domates ile gelen kanatlar gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Etli ve içi sulu kalmış kanatları pişirirken de ustalıklarını konuşturmuşlar. Yanında verdikleri sosa batırılmış ekmeği ise yemeden duramadık. Artan ekmekler suda bu anı bekleyen kefallere atılıyor ama ne yazık ki artmadı.


Yemeğin üstüne künefe de yiyebilirsiniz. Biz yürüyüş sonrası tabii ki yemedik ama tadının güzel olduğunu sosyal medyadan öğrendik. Salaş ama temiz bir mekan denizin yanı başında bir yer ve lezzetli bir ürün daha ne olsun. İlk fırsatta rakılı bir sofra için de uğrayacağım. Mekanda fiyatlar normal düzeyde ama merak edenler için Mayıs 2016'daki fiyat listesi aşağıda yer alıyor. 


Özkanatçı Kardeşler kesinlikle tavsiye edeceğim bir lezzet noktası mutlaka gitmelisiniz.